Mumbai Varoşları

 Mumbai Varoşları

 
Slumdog Millionaire ile tanıdım Mumbai’yi, Mumbai varoşlarını..  Filmdeki ana karakterin doğup büyümüş olduğu mahalle hepimizin dikkatini çekmiştir. Hatta Amitabh Bachchan’ı görmeye çalışırken bok çukuruna atlamış olduğu sahnede fakirliğin ve hayallerin boyutuna vurgu yapar. Hintlileri hep kirli biliriz, o yüzden çoğumuz yadırgamaz bu sahneyi güler geçeriz. Öyleki değil aslına bakarsak durum. Vaka ümit, parasızlık, yoksulluk ve ona karşın mutluluk.. Iyi mi bir arada olur merakımdan, gitmek istedim Mumbai’nin gettolarına.

Mumbai varoşları tehlikeli olduğu söylenir. İki seçenek var giriş için.. Ya bir tur şirketi ile anlaşacaksınız ve  hayvanat bahçesi ziyaretinden ayrımsız bir “Mumbai varoşları turu” gerçekleştireceksiniz ya da orayı bilen bir Hintli dostunuz ile gideceksiniz. Ben şanslıydım, Hintli bir dostum gezdirmeyi kabul etti.

İlk ilkin geniş bir caddeye vardık. Sol tarafında Hindu, sağ tarafında Müslüman mahallesi. İki ayrı dünya.. Hindu mahallesine girdik biz. Girer girmez, elimdeki kamerayı görenler poz vermeye başladı. Her insanın neşesi yerinde, gelip geçen ya söz atıyor ya da muhabbet etmeye çalışıyordu. Dar sokak aralarında kaybolurken, tabakhaneleri, tabakhanelerin üstlerinde evleri, çoluk evladı, hanımefendileri gördüm, bağrışmalara, gülüşmelere tanık oldum. Parayla mutluluk olmaz sözü, sanki bu mahalleden çıkmış gibiydi.

Sokak aralarında dolanırken, bir grup Hintli kadının sohbetine denk geldim. Sözlerini anlamasamda, vücut dilleri davetkardı. Yanlarına oturduğumda Hintli arkadaşımın tercümesi yardımıyla birazcık muhabbet edebildim. Doğal derinlere, duygulara inen muhabbetler olmadı, olamadı. Oldukça arzu ederdim, hayallerini dinleyebilmeyi, mutluluğun sırrını öğrenebilmeyi..
(Edit 2020: Artık mutluluğun sırrı olduğuna inanmıyorum, hayatta iki tip insan var bence. Birisi mutsuzluktan beslenen, ağlamaktan keyif alan, diğeri ise memnuniyetsiz oldukları değiştirmeye çalışan kişiler)

Dönüş yolunda caddenin karşısına geçmek istedim. Müslüman mahallesine şu demek oluyor ki… Dostum olmaz, güvenli değil dedi. Iyi mi şu demek oluyor ki dedim. Üstünden gözümü ayırdığım 20. Saniyede kaçırılmış olursun dedi. “Abartıyor musun” dedim. “Hayır” dedi. Bir caddenin iki yanı iyi mi bu kadar değişik olabilirdi ki.. Caddenin o kısmının neredeyse tamamı Arapça tabelalar ile kaplıydı. Bir sokak girişinde ise beş bayrak sallanıyordu. Dördü Pakistan, beşincisi ise ters yöne basılmış Türk bayrağı. Ne işi var burada Türk bayrağının diye sorduğumda, oraya bağış icra eden ülkelerin bayrakları asılıyor yanıtını aldım. Sivil cemiyet örgütü mü dedim. Hayır dedi. Ne peki dedim. Dini bir şeyler dedi. “Tarikat şu demek oluyor ki” dedim. “Sanırım” dedi…

Dip not : Bayrak tam olarak Türk bayrağına benzemiyor. Ek olarak Pakistanlıların kendi banknotlarına bayraklarını kırmızı olarak basmışlıkları var, bir ihtimal onunla ilgili bir durum da olabilir.

admin

https://www.gundemde.site

https://www.hmsotel.com https://www.hmschannelmanager.com/

Related post