Pandemi Sonrası Gezi

 Pandemi Sonrası Gezi

Sıcak bir Nisan günüydü, güneş balkonda oturan insanların gözlerini kamaştıracak kadar parlaktı ve sahil kentinde sokaklarda kimse yoktu…  Tanıdık geldi mi bu cümleler? George Orwell’in 1984 adlı romanının giriş cümlelerini kendime ve yaşadığım kente uyarladım. Kendi distopyamı yaşadığım bu günlerde ben ve bir çoğumuz gezi hayalleri kuruyor. “Pandemi bitsin, sokağa çıkma yasağı sona ersin ve biz tatile çıkalım” diyoruz. Diyoruz diyoruz da, pandemi sonrası gezi mümkün olacak mı diye düşünüyorum bir taraftan.
Covid-19 salgını hayatlarımızı, yaşam tarzlarımızı, düşüncelerimizi değiştirdi ve değiştirmeye devam ediyor. Dünyanın büyük bir çoğunluğu kilit altında, bazı ülkelerde devletin getirmiş olduğu sokağa çıkma yasakları devam ederken, bazı ülkelerde de insanoğlu kendi izolasyonlarını yarattılar. Birçok şirket, evden emek verme sistemine süratli bir geçiş yapmış oldu. Minik işletmeler toplumsal medyanın ve web üstünden satışın önemini anladılar. Gezim sektörü ise tam anlamıyla darbe yedi, iyi mi ayağa kalkar bilinmiyor. İnsanlar seyahatin hayalini kursa da bu yaz içinde ne bir hotele gitmeyi planlıyor ne de uçağa binmeyi. Kimse kalabalık ortamlara girmek, bir havalimanında bulunmak ya da kendisinden ilkin kimin kaldığını bilmediği bir hotel odasında konaklamak istemiyor. Peki hal bu şekilde iken, pandemi sonrası gezi iyi mi olacak?

Pandemiden sonrasında gezi….
Birçok havayolu şirketi pandemi sonrası gezi edecek olan yolcularının sayısını sınırı olan tutacağına dair izahat halletmeye başladı bile. Yolcuların oturdukları bölgeler içinde mesafe olacak ve haliyle tayyare biletleri eskisinden daha pahalı olacak. Restaurantlar da muhtemelen benzer bir düzenleme ile masaların aralarındaki mesafeleri genişletecek, daha azca sayıda satın alan kabul edecek ve doğal ki gene daha pahalı olacak. Hoteller iyi mi bir strateji izleyecek bilmiyorum. Bir müşteriden sonrasında öteki müşteriye verilmeden ilkin odanın ciddi anlamda dezenfekte edilmesi gerekecek. Peki hepsi olurken, gezi yalnız zenginlere yönelik mi olacak?
Görünen o ki, Covid-19 dünyadan silinene kadar gezi eskisinden oldukca daha pahalı bir hale gelecek. Hal bu şekilde olunca, mahalli gezim, sürdürülebilir gezim ve kampçılık ehemmiyet kazanacak. Ekolojik hotellerde konaklama çevre duyarlılığı dolayısı ile aslına bakarsan maliyetli iken şimdi bir oldukca şahıs için ulaşılmaz bir hale gelebilir. Kendimiz inisiyatif alarak sürdürülebilir seyahati tercih etmemiz en doğrusu olacak.
Ekoturizm ile ilgili yazdığım yazıyı şuraya okumak isteyenler için bırakıyorum. 

Ekolojik gezi, sürdürülebilir gezi ve bu tarz şeyleri kendimiz yapacağız diyince bir oldukca insanoğlunun aklında kamp görüntüleri çoktan canlanmıştır bile. 2020 yazında kamp yapabilecek özgürlüğe haiz olduğumuz anda, her insanın internetten almış olduğu çadırı ile, birazcık daha durumu iyi olanların karavan ile ormanlara akın edeceği, ateşler yakacağı, bunların bir kısmının söndürülemeyeceği, bu şekilde durumlar olmasa bile ormanda çöpümüzü bırakacağımız ve arkamıza bile bakmayacağımız bir yaz bizi bekliyor. Siz ne öngörüyorsunuz? Yorumlara yazarsanız sevinirim.
Sürdürülebilir Gezi için Dikkat Etmemiz Gerekenler

admin

https://www.gundemde.site

https://www.hmsotel.com https://www.hmschannelmanager.com/

Related post